İşletmeler,araştırmalarını tüketici isteklerinden müşteri isteklerine doğru kaydırmaya başladı..
Müşteri yani ben, ürün iyi olsun istiyorum ama hizmet "Lütfen!" daha iyi olsun istiyorum.
Tüm kitaplar,pazarlamacılar,konuşmacılar,bilirkişiler bunları söylüyor(müşteri odaklı)
Hizmet kartlarınızı, müşterinin lehine oynarsanız kazanırsınız.
Yoksa "yok" olun.
Tazecik işletme mezunu olarak, müşteri-işletme ilişkilerinin hassasiyeti üzerine yaşanmış bir hikaye anlatacağım:
(İki gün önce yaşanmıştır)
Gün başladı..Temizlik ve genel ev toparlaması ile işe koyuldum.Evim küçük olduğundan çok yorulmadım neyseki.Canım tatlı bir şeyler istedi..Bastırdım iç sesi.."Sus,tosuncuk gibi oldun" dedim.Akşam yemeğine erkek arkadaşımın ailesine gittik.Bizim canımız tatlı istemiş..Dondurma aldık gittik.Hoş beş güzel bir akşam sonu eve dönerken ,dondurma alırken gördüğümüz frambuazlı cheesecake geldi aklımıza.Özellikle erkek arkadaşım "Gidelim bizim ordaki Migros'ta vardır ordan alırız"dedi.Bizim oralara gelince baktık yok burda..Saat 11'e geliyor pastane geziyoruz.Bana uyar ben gezerim.Erkek arkadaşımın durumu vahim! Bugün o , frambuazlı cheesecake yemek zorunda! Yok yok hiçbir yerde yok! Derken..Sokağımıza dönmeden hemen sol köşedeki gösterişli pasta/cafe işletmesine girdik.Akbaba: "Buyrun" dedi.Ben genelde bir ürün arıyorsam hemen gözümle tararım.Varsa muhabbet eder yoksa çıkar giderim.Gene göremedim vitrinde..Erkek arkadaşım sordu umarsızca var mı diye." Evet" dedi adam.Sustu.Sonra sorduk.Neli var diye?Çikolata ve frambuaz dedi.Biz "Frambuazlı istiyoruz" dedik.Vitrinde göremeyince panik oldum ben.Hemen, "Görmek istiyorum" dedim."Hasan bana bi yardıma gel "diye elemana seslendi akbaba..Benim isteğim güme gitti.Hasan neyin yardımını yapacaktı ki şimdi? Adamın hareketleri bir garip.İçimden nasıl kuruyorum..senaryolar..Hasan geldi arkaya geçtiler.İlk tepkim "Alahallaaaaa" Nereye gittiler,niye gittiler meraktan çıldırıyorum.Kesin bir şey dönüyor.Paket kapalı geldi..Erkek arkadaşım 6.pastaneden sonra huysuzlandı ve yorgun oldugu için hemen eve gitmesi o pastayı yemesi gerekiyordu.Çok sormak istedim.Paketin içine bakabilir miyim ? diye.. Ama yapmadım,yapamadım.Bana patlar diye yapmadım..Akbabanın paketi poşete koyarkenki bakışları ve mimikleri beni iyice gerdi.Hımmm..Göz göze geldik Bi gıcık oldum.Hani kopya çekerken hocasına bakan öğrenciler vardır ya...Hoca anladı işte! Vee eve geldik..
(Bu arada kopya çekmedim.Vallahi,sorun :)Dışarıdan aldım frambuazlı eve geldim Çikolatalı!!!
O işletme sorumlusu boş yere arkaya gitmemişti...Her şey gözümüzün önünde olmalıydı ama olmadı.Frambuazlı değildi çikolatalıydı ürün!!!!
saat 12.00
Gidip hesap sormak istedim.İzin vermedi bey.Yorgun olduğu için de gidip hakkımızı aramadık.
Zaten müşterisi yoktu..Boşa konuşmuş olurdum :D
Çikolatalı cheesecake yendi!
En kalabalık anını bekliyorum.Bana yamuk yapacak işletmeleri bir daha ziyaret ederim.Öper,çıkarım.O kadar:)
Müşteriyi sevin diyor di mi herkes? Siz ne anladınız?
Çıkardığım derslerden biri: Ürün paket edilirken orda ol ! İçerisinde ne olduğunu görmeden sakın eve getirme!
Olayı amma abartmışsın diyebilirsiniz.Alt tarafı bir pastacık..Cık,öyle değil işte.
Günümüzde dağıtım,satış sonrası destek,müşteri geri dönüşleri vs..çok önemli ya hani..Müşterine yamuk yapmayı bırak ekstra "Nasıl memnun edebilirim?" diye düşünmek lazım iken..
Ve tam da bunları incelerken böyle bir hadise yaşamak iyiydi doğrusu:)
Kobiler size sesleniyorum, müdürler siz anlayın:)
Herkes bir pay alsın bu pastadan
Hikaye bitmiştir.
Sevgiler&Kurabiyeler

0 yorum:
Yorum Gönder